×
DENEMELER

KISKANMAK

Yazan: Merve Sungur Demir • Şubat 14, 2026
Din dersi öğretmenimizi gereğinden fazla severdim. Yani şu anki ben, o günkü bana bakınca öyle diyorum. Çünkü benim içimde ufak tefek tohumları ekilmiş bir şeyler varken, o tohumların sulanmasına çabalayan tek kişiydi okulda. Diğer bütün öğretmenler öğretme işiyle çok meşgullerdi ve anayasadan ötesine ruh anayasasına dair pek fikirleri yoktu. Bugün bakınca her birinin fikir alemini okumak kolay. Hatta içlerinden benden çalan ve beni aşağılayanlar da oldu. Ama ben yine de bir gün o kapıdan içeriye başörtümle gireceğimi adım gibi biliyordum. Onlar üniversite okumuştu, ben daha 7. sınıfa giden 12 senelik bir insan, 3-5 senelik idrakle En Yüce Sultan'a kul olursam, başka birine kulluk etmeye hacet kalmayacak, diyebilecek kadar büyümüş bir kızdım.

Sahi, her şey zorken daha mı lezzetliydi iman etmek? Şimdi kolay mı yani? Yo. Her şey hala o kadar zor ki öğretmenim. Ama seneler sonra yine senin bir sözünle geldim, anamın dizinin dibine oturdum. Öyle tavsiye etmiştin bana. Sende Peygamberle hemhal olduğu besbelli bir adam duruşu vardı. Ağzından çıkanları emir duyar, yapardım. Çünkü sen Allah diyordun. Sen Allah dedikçe, iman yarışına giriyordum.

Yazının başlığı işte bu yüzden kıskanmak. Ben Allah'ı o kadar çok sevdim ki senin dilinden, resmen kıskandım. O merdiven altında bir tek ben namaz kılsam; Rabbimin tek kulu ben olsam. Allah Allah. Şimdi o düşüncelerime hayret ediyorum. Ya sende müthiş bir Yaratanı sevdirme ahlakı vardı. Ya da ben cennete girecek tek kişi ben miyim? diyen sahabi sandım kendimi bu hadsizlikle. Garip. Yıllar sonra fark ettim ki; artık kıskanmak yok. Onun yerini üzüntü aldı. Ya Rab, cennetine gitmesi icin elimden geleni yapacağım bir çok insan girdi hayatıma rahmetinle, nolur hepimizi alıver o sonsuz bahçelerine; diyesi oldum.