×
ŞİİRLER

Metabolizmam için / Karım için / Oğlanlarım için / Anam için / Kardeşim için ve BABAM için için için

Yazan: Abdullah Demir • Şubat 03, 2026
Kırıldığı zaman sesimin çatlaklarını duydular.
Kırıldığı zaman nefsim oğlumu,
Kırıldığı zaman kaslarım içimi,
Kırıldığı zaman içim babamı.

Beni derisi yüzülmüş bir erkek gibi bıraktılar.
Erkekler, yüzlerini bıraktı kadınların rahimlerine.
Ben doğruluğun söylenişine karşı korku beslemekten
Ölümün son bakışını koklamakta gördüm.

Durdular,
Dedikodu durdu aynada.
Kadın açtı kulağını aynaya baktı.
Baktı babam aynanın dünyasına.
Dünya, korkuların ve saldırmanın rahimden başladığını
Babamın yolculuğunda anlattı.

Hiç bir dilde 2 kelime değil, dünya.

İki asır, bir yıl ve benlerce yara.
Kulakları gösterdiler.
Bir kaç kelime, sayı, parmak izi.
Sandalyelerden değil, kucağımdan düşmeliydi.
Senin/
Düzeltiyorum; onun/
Hayır.
Düzeltiyorum; kadının/
Hayır.
Düzeltiyorum; varlığın/
Hayır.
Düzeltiyorum; bir düzlük!

Doğru örülmüş yaralar.
Destek için koşu bandında ayaklar.

İşte tam orada tertemiz bir beden!
Erkeklik kan!
Erkeklik dirilik!
Erkeklik beyaz!


Kimin uzandığı yer akar.
Akar bahçesine evlerin.


Eti ayrılsa etinden.
Etinden ayrılsa teri.
İninden çıksa ruh!
Yükselse. (Yükselir mi? - Bilemeyiz!)
Bir araç şehirler arası acı taşısa.
Direksiyon uyumak istese bir adamın alnında.
Yükleniş hiç bir doktorun sesine yakışmasa.

Babam öldüğü zaman güvenlikle gelen doktor;
Ölümden değil sesten korkmuştu.

Babam öldüğü zaman beni çağıran doktor;
Haberden değil kulaktan korkmuştu.

Sonra Ankara'nın göğsüne koyduğum zaman kafamı
Bildi ki ölümler çoğalmadı.

Bildi;
Ben ölenin oğlu değil, kendisiyim.

Kaç kişi ölüden korkar?
Kaç, ölüden, korkudan, benden.

Kafamın, kaldırım taşlarına vurulması!
Kadının, kadına anlatması ölümü.
Sonra bir kadının ölümden bahsetmesi.
Ben dediğim,
Ölüm dediğim,
İçtim gibi gözlükler,
Kırıldı gibi içilen su,
Dert dediğimiz şey ayrı yazılamazdı.

İnsanın taşlar ile oyunu, sürtünmedir.
Öldüğüm zaman, sadece ben süründüm.

Süründüm, öldüğü zaman, tek ve iğnelerin bilimsel konularına yaklaşım gösterirken, ölmesin diye yaklaşırken. Sonra ölmesin diye dünyanın yapay aklını zorlarken ve ölmesin diye bir döngü halinde karalarken salonları, ölmesin diye korktum.


Bir gün öncesinin
Bir kaç dakika sonrasının
Bir kaç saniye önündeyim.


Hani diyorum ki;
Kendimi öğütülmüş ve baskılanmış bir çekirdek olarak,
Paranın kutu içindeki ağızlıklı çeşmelerine
Şöyle bir tokat gibi babanın,
Sıkıştırılsam,
Gitsem gözlerimi kırsam.
Gitsem, korksam bu ölümün için de yargıdan.
Koparsam taşları, yığınları, adamları, oğulları.
Koparsam ve cebime bir tesbih tanesi gibi dizsem.

Ne olabilir?
Kim ölebilir?

Şu tarlayı ne zaman satabilirim?


------------------------------
Yazar: Abdullah Demir
Instagram: abdullah.sekans
Tür: Şiir