Fuzûlî (y. 1480 veya 1494 - 1556, Kerbela da Bağdat), Osmanlı döneminden önemli bir divan şairidir ve Azerbaycan Türkçesi, Arapça ve Farsça'da eser vermiştir. Asıl adı Mehmed bin Süleyman olan Fuzûlî, Oğuzlar'ın Bayat boyundandır ve ailesi göçebe bir hayat sürerek günümüzdeki Irak bölgesine yerleşmiştir.
Fuzûlî'nin doğumu hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır; ancak 1483 yılında Akkoyunlular zamanında Kerbela veya Necef'de ya da Kerkük iline bağlı bir yerde doğmuş olabilir. Eğitim aldığı konuda detaylı bilgi mevcut değildir, ancak eserlerinden İslamî bilimler ve dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca astronomi bilgisinin de iyi olduğunu göstermektedir.
Fuzûlî'nin eserleri, dönemin diğer divan şairlerine göre daha sade ve anlaşılır bir Azerbaycan Türkçesi'ni kullanmaktadır. Özellikle halk deyişlerinden bolca yararlanmış olup, bu faktör onun literatürdeki yerini sağlamlaştırır.
İslam tasavvufu ve Ehl-i Beyt'e olan özlemi, Fuzûlî'nin şiirlerinin temel konularını oluştururken, derin bir içtenlik ve lirik ifade tarzı onun sanatının belirleyici özellikleridir. Bu açıdan bakıldığında, Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir.
Fuzûlî'nin en bilinen eserleri arasında "Leylâ ile Mecnun" mesnevîsi yer alır. Bu eseri aynı konuda yazılmış diğer (Arapça ve Farsça dâhil) en iyi mesnevîlerden biridir. İran şiirinden Hâfız, Türk şiirinden ise Nesimî ve Nevai'nin çizgisini en başarılı şekilde kemâle erdirmiştir.
Fuzûlî'nin sanatı, yaşadığı yoksulluk, bahtsızlık ve ilgisizlik atmosferinin yansımasıdır. Çöl kavramının kimsesizliği, hasret ve hüzün unsurlarını şiirlerinde yoğunlaştırmıştır. Fuzûlî'nin şiirlerinde Tek Varlık görüşünün en çok işlenmesi ve "Visal" (Allah'a kavuşma) isteğinin güçlü bir şekilde ortaya konması, onun tasavvuf anlayışı ve sanatının ilerlemesiyle paralel bir koyulaşma sürecini göstermektedir.
Fuzûlî'nin şiirlerinde ilah-i aşkın en çok işlenmesi, ondaki ideal aşkı yansıtır. Derdi, ıstırabı seven bir kişilik, Fuzûlî'nin sanatını belirleyici özelliklerinden biridir.
Fuzûlî'nin eserleri, Arapça, Farsça ve Türkçede yazılmış olup, bu üç dilden aldığı kelimeleri kullanarak düşünmesiyle Divan Edebiyatı'ndaki en büyük şairlerden biri olarak kabul edilir. Ayrıca Yedi Ulu Ozan'dan biri olarak da tanınır.
Fuzûlî, Kerbela'da 1556 yılında veba veya koleradan öldüğü tahmin edilmektedir. Şiirlerinde "fuzul" (boş, gereksiz, yersiz) mahlasını kullanarak nefsini yüceltmemeyi ve kibir ve gururu yapmamayı ifade etmektedir.
Abdullah Demir - Teknoloji Felsefesi ve İnsan Odaklı Yazar
Teknolojinin insan doğasına, psikolojisine ve gündelik hayata olan derin etkilerini sorgulayan düşünür.