Şeyhî (ö. 1431), Kütahya doğumlu bir Türk divan şairi ve tabiptir. Onun eserleri ve yaşamı, Türk edebiyatının gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Şeyhî'nin en bilinen eserlerinden biri, Nizami'nin Farsça hikayesini Türkçeleştirdiği Hüsrev ü Şirin, diğer biri ise kendisinin yazdığı hiciv mesnevi olan Harnâmedir.

Ayrıca dönemin tanınmış hekimlerinden biri olarak, Germiyanoğulları Beyliği'ndeki önemli figürlerden II. Yakub Bey'in özel doktoru olarak görev yapmıştır. Ayrıca Osmanlı padişahlarından Çelebi Mehmed ve II. Murad'ın da özel doktorluğunu üstlenmiştir.

Şeyhî'nin yaşamı, bilime olan derin ilgisi ve eğitimine dayanmaktadır. Özellikle İran'a giden bu seyahatinde, tıp ve tasavvuf alanlarında yoğun bir öğrenim gördü. Bu eğitimden sonra Anadolu'ya döndüğünde, özellikle göz hastalıkları üzerindeki uzmanlığıyla tanınmıştır.

Şeyhî'nin yaşamı ve eserleri, 15. yüzyıl Türk kültürünün çeşitli yönlerini yansıtan önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Hüsrev ü Şirin ve Harnâme, o dönemin edebiyatının ve sosyal hayatının önemli özelliklerini ortaya koymaktadır.

Şeyhî'nin eserleri, hem divan şairi olarak hem de tıp alanında uzman bir hekim olarak tanınmasıyla birlikte, tasavvuf konusunda çok az bilgiye sahip olmasına rağmen, Hacı Bayram Veli'den etkilendiği bilinmektedir. Ayrıca, şiirlerinde tasavvufi öğeler yer almayan, din dışı şiirler yazmayı tercih ettiği görülmektedir.

Şeyhî'nin ölüm tarihi kesin olarak belirlenmemiş olmasına rağmen, 1431 yılında öldüğü genel kabuldadır. Eserleri arasında tamamlanamayan Hüsrev ü Şirin, daha sonra Rumî isimli bir şair tarafından tamamlanmıştır.

Şeyhî'nin yaşamı ve eserleri, Türk edebiyatının gelişimi ve 15. yüzyılın sosyal hayatına dair önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle Hüsrev ü Şirin ve Harnâme, o dönemin kültürünün çeşitli yönlerini yansıtan eserlerdir.

Nihat Demir - Başyazar / Genel Değerlendirme

Kültürel miras, fikir dünyamızın dönüm noktaları ve entelektüel meseleler üzerine geniş perspektifli başyazılar yazar.